
Pandemi Dönemi Ücretsiz İzinleri Kıdem Tazminatını Nasıl Etkiliyor? Bilmeniz Gereken 4 Kritik Gerçek
Pandemi Dönemi Ücretsiz İzinleri Kıdem Tazminatını Nasıl Etkiliyor? Bilmeniz Gereken 4 Kritik Gerçek
Pandemi dönemi, iş dünyası için sadece bir sağlık krizi değil, aynı zamanda çalışma hukukunun sınırlarının zorlandığı bir belirsizlik dönemiydi. "İşten çıkarma yasağı" ve "tek taraflı ücretsiz izin" gibi koruma kalkanları, o günlerde hem çalışanı hem işvereni ayakta tutan can simitleriydi. Ancak bugün o koruma kalkanları, milyonlarca çalışanın kıdem tazminatı hesabında birer "tazminat bilmecesine" dönüşmüş durumda. Özellikle 12.02.2020- 15.12.2022 tarihleri arasındaki çalışma dönemini kapsayan Ş ve R arasındaki emsal dava, bu bilmeceyi çözen çarpıcı bir hukuk dersi niteliği taşıyor.
Kasa Anahtarı ve Mutfak Personeli: Güven İlişkisinin Sınırı
Dava konusu olayda işveren R , vardiya müdürü olarak görev yapan Ş 'nin iş akdini, sadakat ve özen borcuna aykırılık iddialarıyla feshetti. İşverenin sunduğu dosyada yer alan somut suçlamalar, bir işletmenin can damarı olan "güven" unsuruna dayanıyordu: Ş **'ninkasa anahtarını kasanın üzerinde bırakması, daha da önemlisi kasa çekmecesindeki yaklaşık 10.000 TL nakit parayı bu şekilde korumasız terk etmesi.Buna ek olarak, vardiya müdürünün yetki devri sınırlarını aşarak, restoranın yönetimini yetkisiz mutfak personeline bırakıp mesai saatlerinden erken ayrıldığı iddia edildi. Hukuki perspektiften baktığımızda bu iddialar, İş Kanunu 25/2/h maddesi (işçinin görevlerini kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi) kapsamında kritik bir ağırlığa sahip. İş hayatında bazı hatalar telafi edilebilirken, nakit yönetimi ve idari sorumluluktaki zafiyetlerin "güven ilişkisini onarılamaz biçimde sarsması", mahkemenin fesih haklılığına bakışını doğrudan etkileyen bir stratejik unsur olarak karşımıza çıkıyor.
Büyük Tartışma: Pandemi İzni Kıdemden Sayılır mı?
Dosyanın hukuki ağırlık merkezi, pandemi döneminde Geçici 10/2 maddesi uyarınca uygulanan tek taraflı ücretsiz izinlerin toplam kıdem süresine eklenip eklenmeyeceğiydi. Devletin istihdamı korumak adına getirdiği bu zorunlu askı süreci, işçi için bir gelir kaybı, işveren için ise bir operasyonel duraklamaydı.Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu hassas menfaat dengesini şu meşhur tespitle özetliyor:"İşverenin iradesine bağlı olarak tek taraflı uygulanan ücretsiz izin bakımından, işçinin, nakdi ücret desteği ödenmesine karşın, oluşan gelir kaybı yanında kıdemi bakımından da hak kaybına uğraması, uygulamanın yükünü ağırlıklı olarak işçinin üstlenmesi anlamına gelecektir."Analist gözüyle bakıldığında; mahkeme burada faturanın sadece çalışana kesilmesini engellemeye çalışırken, işvereni de çalışılmayan yılların tazminat yükü altında bırakmamayı hedefliyor.
Hukuki Kıyas ve Sürpriz Formül: "İhbar Süresi + 6 Hafta"
Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2025/3201 Esas sayılıgüncel içtihadına dayanarak, pandemideki boşluklar için bir "ara formül" geliştirdi. Mahkeme, mevcut yasada pandemiye özel bir süre sınırı olmadığı için "hukuki kıyas" yöntemine başvurdu. İş Kanunu 25/I-b maddesinde yer alan ve normalde sağlık sebepleriyle işe gidilemeyen durumlar için öngörülen "makul süre" mantığını bu davaya uyarladı.Bu formüle göre; ücretsiz iznin tamamı değil, sadece işçinin Bildirim (İhbar) Süresi + 6 Hafta kadarlıkkısmı kıdem süresine eklenebilir. Bu süreyi aşan ücretsiz izin kısımları, kıdem ve ihbar tazminatı hesabında dikkate alınamaz. Bu karar, aslında bir orta yol stratejisidir: Bir işçinin 2 yıl boyunca ücretsiz izinde kaldığı bir senaryoda, işverenin 2 yıllık tazminat yükünü sırtlanmasının ekonomik gerçeklerden kopuk olması ile işçinin kariyer kıdeminin tamamen sıfırlanması arasındaki o ince çizgiyi temsil eder.
Yerel Mahkemenin "Eksik İnceleme" Hatası ve SGK Kodları
Davanın ilk aşamasında Sakarya 1. İş Mahkemesi, davacının hizmet süresini 2 yıl 10 ay olarak hesaplamış ve tüm süreyi tazminata esas almıştı. Ancak üst mahkeme, bu kararı bir "matematiksel ve usuli hata" olarak niteleyerek bozdu. Hatalı olan nokta, davacının HizmetDöküm Cetveli üzerinde yer alan ve "pandemi ücretsiz izin" koduyla bildirilen eksik günlerin görmezden gelinmesiydi.Hukukta detaylar her şeydir. Dosyada bulunan ücretsiz izin belgeleri ve SGK kayıtlarındaki kodlar, tazminatın miktarını binlerce lira değiştirebilecek güçtedir. BAM, yerel mahkemenin bu kodları tek tek ayıklaması ve her bir ücretsiz izin bloğu için yukarıda bahsedilen "altı haftalık sınırı" uygulayarak yeniden hesap yapması gerektiğini vurguladı. Bu durum, hem İK profesyonelleri hem de avukatlar için bir uyarı niteliğindedir: Dijital kayıtlar (SGK kodları) mahkemede kağıt üzerindeki iddialardan daha güçlü konuşur.
Geleceğe Bakış ve Kapanış
Bu emsal karar, pandemi döneminde ücretsiz izne çıkarılan binlerce kişi ve bu kişileri istihdam eden işletmeler için yeni bir hesaplama standardı getiriyor. Artık "çalışılmayan her gün kıdeme eklenir" veya "ücretsiz izin kıdemi tamamen öldürür" gibi keskin yaklaşımlar yerini, yasal bir analojiye dayanan makul bir süre kısıtlamasına bırakmış durumda.Sizce iş hayatındaki bu tür "olağanüstü dönem" fedakarlıklarının faturası, yıllar sonra tazminat masasında tek bir tarafa mı yüklenmeli, yoksa bu risk, kariyer kıdeminin kutsallığı ile işletmenin ekonomik sürdürülebilirliği arasında daha adil bir paylaşımla mı yönetilmeli?
.png)